Elbrus Mahmudoğlu-Ana

Elbrus mahmudoğlu ana şeiri

ANA

( Elegia: Ağıt)

Cennet anaların ayakları altındadır.
Hadisi-Şerif

Ana hakkı Tanrı hakkıdır.
Hadisi-Şerif

Fotoğrafı dehi kalmayan aziz ve kutsal anam Sakine hanımın unutulmaz hatırasına.

Analar hatrına içinden önkürüp ağlamak isteyenler varsa, mendillerini hazır tutsunlar, belki yüreklerini boşaltıp teskinlik bulurlar.

Ne tez gettin, ana, doya bilmedim?
Yıllarım dert oldu, saya bilmedim,
Sensiz muhabbeti duya bilmedim,
Ayağın altından geçeydim ana.

Gefil sorak tuttum acı haberden,
Yaylaktan arana koştum seherden,
Önkürüp geçirdim kese, güzerden,
Karşı gedikleri aşaydım, ana.

Yıkıldı dünyalar yine başıma,
İkinci felaket çıktı karşıma,
Sevin felek, gözden akan yaşıma,
Tüten ocağımın taşıydın, ana.

Durdura bilmedi çınkıllı dere,
Çırpılıp taşlara düşürdüm yere,
Ayağım batmıştı akan kan tere,
Bir görsem halini, neceydin ana?

Feryatımı avuturdu Gıjoy çay,
Çırpınarak hay verirdi, ay haray,
Deyirdi: koş, koçum benim, yetiş, vay,
Helal- himmet edip göçeydin ana.

Dağlar aralanıp yolunu açtı,
Tepeler alçalıp onümden kaçtı,
Irmaklar seslenip hüzünle coştu,
Savrulup yellere uçaydım, ana.

Can vere bilmedim kabrinin üste,
Ağladım, ağladım, ben düştüm haste,
Güz gülü yeşerdi taze nevreste,
Gül olup yanında açaydım, ana.

Ayağın altında bir karış toprak,
Belki nasip olur kapısız otak?
Gökçe yâd ellerde, felek çekir dağ,
Fenadan ukbaya göçeydim, ana.

Sana benzeyeni ana sanıram,
Ana hasretiyle hala yanıram,
O mutlu günleri her vaht anıram,
Senin kucağında paşaydım, ana.

Taşıdın dokuz ay ağır hurcunu,
Kanınla ödedin hakkın borcunu,
Ödemek mümkün mü senin harcını?
Ağrıyan yaramın başıydın, ana.

Geceler uykusuz muğayat oldun,
Beşiğin başında nekâret oldun,
Açılan dünyama kol-kanat oldun,
Tutup eteğinden koşaydım, ana.

O helal sütünle besledin beni,
Ana laylasına kattın nağmeni,
Sevdirdin Gökçe’ni, anavatanı,
Bağlanmış yolları açaydım, ana.

Yitirsem hakkını, yitsin emeğim,
Kesilsin umudum, sönsün dileğim,
Anacan, ben sensiz neye gereğim?
Öpüp ellerini kucaydım, ana.

Su döküb yıkardım sayrı ayağı,
Teselli tapardım Üveys sayağı,
Dinmeyen gözyaşı sezmiş ferağı,
Karışıb sellere taşaydım, ana.

Suretin nekş olub gözüm üstüne,
Gel dese, söylerem: gözüm üstüne,
Tanrı hak tanımış sözün üstüne,
Ecel şerbetini içeydim, ana.

Bir yürek vermisen, sevgi doludu,
Elimden tutmusan, Ali yoludu,
Sevgiden doğulan Mahmudoğlu’du,
Kuzunu sürüden seçeydin, ana.

Nekarat:

Işıklı dünyanı, engin fezanı,
Miraca sesleyen kutsal ezanı,
Göğsümde döyünen minbir e’zanı,
Cisimde canımı sen bağışladın!

Agustos 1960 Kerkibaş Gokçe,
13 Mayıs 2001 (Analar günü), 
30 Şubat 2003, Mayıs 2003, 31 Ocak 2013, 
18 Agustos 2016, 22 Ağustos 2019 İstanbul

1 Ana: 17/İSR–23: Ve kadâ rabbuke ellâ ta’budû illâ iyyâhu ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen)… Rabbin, ancak O’na kul olmanızı ve anaya babaya ihsanla davranmanızı emretti…

Müəllif: ELBRUS MAHMUDOĞLU

USTAC.AZ

WWW.YAZARLAR.AZ  VƏ   WWW.USTAC.AZ

Əlaqə:  Tel: (+994) 70-390-39-93     E-mail: zauryazar@mail.ru

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir